Kanserden Korunma Yolları Nelerdir ?

Hülya ÖZEL | 05.04.2018

   Kanser Riskini Arttıran ve Azaltan Faktörler ve Kanserden Korunma Yolları Nelerdir ?

  • Sigara içimi (Sigara içilmemeli ve sigarasız ortamda yaşanmalı)
  • Yüksek hızda bakteri ve virüs enfeksiyonu (Bakteri ve virüs enfeksiyonlarına yakalanmamaya dikkat edilmeli)
  • Yüksek miktarda pestisit ve yapay kimyasallara maruz kalma (Pestisit ve kimyasallara az maruz kalınmaya çalışılmalı)
  • Aşırı alkol tüketimi ( Alkol alımı azaltılmalı)
  • Radyasyon (Radyasyondan korunmaya çalışılmalı)
  • Yağ ve yağlı besinlerin fazla tüketimi (Günlük enerjiden gelen yağ oranını %35 altı olmasına dikkat edilmeli)
  • Yetersiz taze sebze ve meyve tüketimi ( Günde en az 5 porsiyon sebze-meyve tüketimi olmalı)
  • Yetersiz posa tüketimi (Posadan zengin diyet )
  • Tuzlanmış, tütsülenmiş, dumanlanmış besinlerin fazla tüketimi (aşırı tüketiminden kaçınılmalı)
  • Olumsuz çalışma koşulları, stres ( Şartlar iyileştirilmeye çalışılmalı)
  • Fazla kilolu-obez olma (ideal kilo korunmalı)
  • Hareketsiz bir yaşam tarzı olması (hareketliliği yürüyüş, egzersiz tarzında artırılmalı)

    Sigara; ağız, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, pankreas, mide, böbrek, idrar kesesi kanserine de yol açmakta. İçinde 100'e yakın kansere yol açan madde içeren bu sigaradan uzak durmak kanserden korunmada önemli. Alkol ise ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, kalın bağırsak, pankreas ve meme kanserinin bilinen sebeplerinden. Yağlı besinler ve bozulmuş yağ tüketimi, kanser yapıcı ve ilerletici maddelerin de alımının artmasına neden olmakta. Özellikle meme, kalın bağırsak-rektum ve kan kanserleri obezlerde normal ağırlıktakilere göre daha fazla görülmekte. Her gün düzenli olarak en az 30 dakika egzersiz yapanlarda ise; meme, kalın bağırsak, rahim ve prostat kanseri daha az rastlanılmakta. Aşırı et, dolayısı ile hayvansal proteini çok tüketen ülkelerde meme, rahim, prostat, kalın bağırsak-rektum, pankreas ve böbrek kanserleri, hayvansal proteini az tüketen ülkelerden daha fazla görülmekte. Yağsız hayvansal protein tüketiminin kanserle ilişkili olmadığı bilinmekte. Bunun yanı sıra, kepekli tahıl ürünleri, kuru baklagiller, taze sebze ve meyvelerin fazla tüketilmesi, posa alımını arttırıp bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayarak kalın bağırsak-rektum kanserinin önlenmesinde etkin. 

   A vitamini ve özellikle A vitamininin ön maddesi karotenoidler kanserojen maddelerin etkisini azaltarak kanserin önlenmesinde etkili. Ve C vitamini de vücuda alınan kanserojenleri etkisiz hale getirir. Düzenli güneşten yararlanarak vücutta yeterli D vitamini oluşumunun sağlanması ve yeterli kalsiyum alımı kemik kanseri riskini azaltır. Ama aşırı ve uzun süre güneş ışınları ile temas derinin yanması durumunda D vitamininin etkisi kaybolduğu gibi, deri kanseri riski de artar. Nikel, kurşun, kadmiyum, asbest, arsenik ve cıva gibi element ve minerallere de uzun süre ve yüksek dozda maruz kalındığında kanserojen etki gösterir. Uygun dozlarda alınan kalsiyum, demir, bakır, selenyum, çinko gibi minereller ise kansere karşı koruyucudur. Unutmayalım ki ilaç ile zehir arasındaki fark dozudur.

   Sağlıklı beslenilmeli. Kanser riskini artıran gıdalardan uzak durmak, kısa zamanda yüksek ateşte pişirme gibi yöntemlerden kaçınmak önemli bu konuda. Kanserle savaşan besin ögeleri içeren gıdalar tüketilmeli, günde en az 2-2.5 litre su içilmelidir. Sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş et kısıtlanmalı ve günde 2-3 gramdan fazla tuz tüketmemek gerekir. Şeker ve yağ tüketimine de dikkat edilmeli. Ispanak, karalahana, brokoli, pazı, marul gibi koyu yeşil; domates, pancar, nar gibi koyu kırmızı; havuç, bal kabağı, kayısı gibi koyu sarı-turuncu; kırmızı lahana, patlıcan gibi mavi-mor; sarımsak, soğan gibi beyaz sebzeler meyveler ile beslenilmeli yani sofralar renkli olmalı. Bunun yanında her gün düzenli olarak en az 30 dakika egzersiz yapılmalı ve ideal kilo korunulmalı. Ayrıca uyku düzenine, vücudun dinlenilmesine dikkat edilmeli.
    Tüm hastalıklardan korunmada ve sonrasındaki tedavi süreçlerinde en önemli ilaç moraldir. İyi olmak için önce iyi hissetmeniz gerekir. İnancınız ve umudunuz hep var olsun, en kötü günleri tebessümle direnerek atlatmanızı temenni ediyorum ve tedaviden önce korunmayı, daha dikkatli-bilinçli olmanızı istiyorum. Her etkenin bizleri hasta ettiği bu çağda sağlıklı kalabilmeniz dileğiyle, sağlıkla kalın…