Köprüden Önce Son Çıkış

Alper EKİM | 01.11.2019

KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞ

UZAY’DA ÜRETİLEN İLK LABORATUVAR ETİ*

*Canlı kas dokusunun doğal rejenerasyon sürecinin laboratuvar koşullarında taklit edilmesiyle üretilen et çeşiti

Bir gıda start-up şirketi, yeryüzünden 400 km uzaklıkta bulunan Uluslararası Uzay İstasyonu'nda sığır hücrelerini başarıyla kültürledi. Bu kültürleme işlemi ana canlının kök hücrelerinin uygun koşullarda çoğalmasıyla gerçekleşiyor. İstasyon’da yapılan bu çalışmada 3D biyo-yazıcı kullanılarak sığır hücrelerinden, küçük boyutta kas dokusu elde edildi.

Sığır hücreleri, Dünya'da toplandı ve bir 3D biyoprinter kullanarak küçük ölçekli kas dokusunda büyütüldüğü uzaya alındı. Bu yöntem, bir ineğin vücudunda oluşan doğal bir kas dokusu rejenerasyon sürecini taklit etmeye dayanır. Deney; 26 Eylül 2019'da uzay istasyonunun Rus bölümünde gerçekleştirildi ve küçük boyutlu kas dokusunun, kontrollü mikro gravite koşulları altında bir biyo-yazıcıda birleştirilmesini içeriyordu. Bu tekniğin, gelecekte uzay istasyonunda yaşayan insanlara et sağlamak için kullanılabileceği düşünülüyor. Bu önemli gelişme, yoğun hayvancılık üretiminin çevresel etkisi ve refah problemleri olmadan insanlara gerçek et sağlamayı amaçlayan gelişmekte olan bir endüstri için ileri bir adım daha atıyor. 

Geçtiğimiz aralık ayında, Aleph Farms*, laboratuvarda hücrelerden yetişen bifteğin iki haftada ürettiği bir prototip "şerit" ürettiğini açıkladı, ancak iyileştirilmesi gereken bir tadı olduğu belirtilmişti. Aleph Farms'ın kurucu ortağı ve yöneticisi Didier Toubia, Lab etinin her zaman, her yerde, her koşulda üretilebileceğini kanıtlıyoruz. İhtiyacı olan tam ve doğru zamanda, ihtiyacı olan nüfusa daha yakın gıda üretmek için potansiyel olarak güçlü bir çözüm sağlayabileceğini söylüyor. Toubia, Uzayda, 1 kg sığır eti üretmek için 10.000 veya 15.000 litre su bulunmadığını da ifade etmiştir. Bu ortak deney, doğal kaynaklarımızı koruyarak gelecek nesiller için gıda güvenliğini sağlama vizyonumuza ulaşmak için önemli bir ilk adımı teşkil ediyor derken artan gıda problemlerine dikkat çekiyor. Son bilimsel araştırmalar, sera gazı emisyonunu azaltmak ve tehlikeli iklim değişikliklerindenden kaçınmak için et ile beslenmede büyük düşüşlerin gerekli olduğunu bulmuşlardır. Hayvan kaynaklı gıda tüketiminden kaçınmanın, bireyin gezegen üzerindeki çevresel etkisini azaltmanın en büyük yolu olduğu düşünülüyor.

Daha önceki yazımda* bahsettiğim badem sütü vb gibi vegan/vejetaryen alternatifler, hayvan kaynaklı muadillerine göre daha az su ve toprak ihtiyacı duyuyorlar. Hızla artan Dünya nüfusu ile bozulan gıda arz-talep dengesine de ilaç olacağını düşündüğüm ‘’Veg gıdalar ve lab etleri’’ önümüzdeki yıllarda gıda pazarında çok büyük bir paya sahip olacak.
Bir sonraki yazımda bu ana akım dışında kalan gıda pazarının* gelecek projeksiyonlarının verilerinden bahsedeceğim. Konunun önemini vurgulamak gerekirse 2025 yılında vegan gıda pazarının 24 Milyar USD olması beklenmektedir. Bu aynı zamanda Türkiye gıda pazarının 2018 yılındaki hasılatının yaklaşık yarısına tekabül etmektedir.
Bir sonraki yazıda buluşmak dileğiyle, 

1 Kasım Dünya Vegan Günü Kutlu Olsun!


Alper EKİM



*Lab eti üreten bir gıda start-up şirketi
*http://gidabilgi.com/Makale/Detay/badem-sutu-icerik-degerleri-4e1aa1
*Ana akım dışında kalan gıda pazarı; başlıca organik, vegan & vejetaryen vb etiketli ürünlerin oluşturduğu pazarı
*Konuyla ilgili diğer gıdabilgi yazıları için; http://gidabilgi.com/Etiket/Detay/vegan-93c21c


KAYNAKÇA;
https://www.theguardian.com/environment/2019/oct/07/wheres-the-beef-248-miles-up-as-first-meat-is-grown-in-a-space-lab
https://www.statista.com/outlook/40000000/113/food/turkey
https://www.grandviewresearch.com/industry-analysis/vegan-food-market