Lifli Bir Macera Dünyası




‘’ LİFLİ BİR MACERA DÜNYASI ‘’
İşlenmiş gıdaların günlük yaşantımızda nasıl bir bakış açısı ile bakıldığını hepimiz tahmin edebiliyoruz. Bu konudaki algılar ile birlikte bir gıda macerası olarak adlandırabileceğimiz, doğala, işlenmemiş bir yolculuktan ve bu yolculukta tahıllar ve tahıllarda bizi buluşturan yapı taşlarından bahsetmek istiyorum. Bu serüvende öncelikle kendinize ufak hedefler belirleyin.Eğer fırında bir şeyler pişiriyorsanız, öncelikle beyaz undan yavaş yavaş tam tahıllı unlara geçiş yapın, sonunda tamamen tam tahıllı unlar kullanmayı hedefleyin. Yemeklerinizde, ara öğünlerinizde yeni tahıllarla deneyler yapın. Beyaz pirinç yerine esmer pirinç ya da diğer öğütülmemiş pirinçlerden kullanın. Bakliyatlardan yapılmış unları ve türevlerini de yine aynı şekilde kullanabilirsiniz. Tahıl bazlı ekmek, kraker, makarna gibi gıda ürünü alışverişi yaparken mutlaka etiketlerini kontrol ederek içindekiler listesinin en başında "tam" sözcüğünü arayın. Bu, tam tahılların kullanıldığı anlamına gelecektir.Tahıllarla başladığımız gıda serüveninin bizi nereye götürdüğünü sizlere biraz daha açmak adına tahılların vücudumuza kazandırdığı en önemli grup Lif lerden bahsetmeden geçemeyeceğim. Lifli gıdalar tüketmenin, bol lifli beslenmenin sağlık ile ilgili önemli tespit ve bilimsel araştırmaları vardır. Bazı araştırmalara göre, lifler kolon başta olmak üzere diğer kanser türü vakalarını azaltması, kolesterolü düşürmesi, kalp krizi riskini azaltması ve diyabet hastalarında kan şekerini düşürmesi gibi faydaları ile ilgili birçok çalışma bulunmaktadır. Bu konuda yüksek lifli beslenmenin kalp krizi riskini azalttığına dair birçok bilimsel araştırmada
birçok tespitler yapılmıştır. Lif yönünden zengin karbonhidratlar tükettiğinizde kan şekeriniz fazla yükselmez, bu durumda insülin salgılanmasını yavaşlatır. İşlenmiş karbonhidratlar arttıkça, bedenlerimiz onu daha hızlı bir şekilde glikoza dönüştürür ve insülin seviyesi, şeker akınıyla baş etmek için yükselir. Yüksek insülin seviyesi, kalp krizi ve diyabetin sebeplerinden biridir. Bir doktorun gözetiminde yüksek lifli beslenmeye geçen diyabet hastaları, insülin seviyelerini ihtiyaç duydukları düzeye çekebilir. Düşük insülin düzeyi, aynı zamanda kolesterol sentezini de düşürür. Lifli beslenmenin bunların yanı sıra bağırsakları düzenlemesi ve iyi şekilde çalışmasını sağlamasının yanı sıra, yüksek lifli beslenmede sindirilmiş gıdanın hızla atılması zehirlerin (bağırsak bakterileri) sindirim sisteminde daha az zaman geçirmesini, dolayısıyla kabızlık ve kolon kanseri gibi sindirimle ilgili muhtemel rahatsızlıkların önlenmesini sağlar. Bu konuda en geniş araştırmayı ise Memorial Sloan-Kettering Kanser Merkezi'nde yapılan bir çalışma, yüksek lifli beslenmenin bağırsaktaki kanser öncesi büyümeyi azalttığını bulmuştur. Dünyanın dört bir yanından araştırmacılar yüksek lif alarak beslenen insanlarda daha az kanser görüldüğü sonucuna ulaşmışlardır.