Pazar Yerleri

İ. Uğur Toprak | 28.02.2020


Halkımızın alışveriş ihtiyaçlarının önemli bir kısmını karşıladığı pazaryerlerinin birçoğu açık ve fiziki koşulları gıda güvenliği açısından ne yazık ki yetersiz durumdadır.  Zabıtalar tarafından sadece
gramaj kontrolü yapılmakta olup gıda güvenliğine ilişkin bir denetim uygulanmamaktadır. Hijyenik bir ortam yaratılabilmesi için bir takım düzenlemeler yapılmalı ve önlemler alınmalıdır. Örneğin,  ambalajsız, açıkta, toz toprakla temas eden, üreticisi belli olmayan, kayıt dışı satışların önüne geçilmeli, salça ve zeytinyağı gibi ürünlerin pet şişede satılmasına izin verilmemelidir. Süt ve süt ürünleri gibi ürünler için soğuk dolaplar temin edilmelidir. Zabıtalar aracılığıyla yapılan denetimler bu uygulamalar için yeterli olmayıp, belediyelerin gıda mühendisi istihdam ederek denetimleri etkin hale getirmesi gerekir.

Üretici pazar yerleri aradan aracıların kaldırılması, halkın direkt üretici ile buluşması açısından desteklenmesi gereken yerlerdir. Ancak bir üretici pazar yeri açılıyorsa altyapısının da oluşturulması zorunludur. Belediye üreticilere gıda üretimine uygun bir ortam yaratıp bir gıda mühendisi vasıtasıyla bu ürünlerin tüketici ile buluşmadan önce denetlemesini sağlamalıdır. Bunun yanı sıra semt pazaryerlerinde olduğu gibi hijyenik şartlar sağlanmalı, yiyeceklerin saklanması için de soğuk tezgâh imkânı sunulmalıdır.

İzmir Enternasyonal Fuarı başta olmak üzere kentte açılan birçok gastronomi fuarında el yıkayabilecek kadar dahi su bulunmayan bir ortamda gıda üretimi yapılıp satışa sunulmaktadır. Kullanılan ekipmanların hijyenik kontrolü, çalışan personellerin kişisel hijyeni ve hijyen belgeleri Tarım ve Orman Bakanlığı İl/ilçe müdürlükleri ve belediyeler tarafından denetlenmeli, sonuçları da kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Gerek Sıhhi, gerekse Gayri Sıhhi Müessese (GSM) ruhsatlar belediyeler tarafından verilmektedir. Ruhsatın verilip verilmeyeceğine de çoğunlukla gıda bilimi konusunda eğitim almamış görevliler karar verir. Oysaki bu kararı vermesi gereken kişiler bu konuda eğitim almış olan gıda mühendisleri olmalıdır. Bu sebeple belediyelerin ya ruhsat birimlerinde gıda mühendisi istihdam etmesi ya da gıda mühendisleri odasından onay belgesi istemesi gerekir.

 Gıda kontrolleri Tarım ve Orman Bakanlığı aracılığıyla yapılmakta olsa da yerel yönetimler de gıda terörüyle mücadelede etkin rol almalıdırlar. Bu sebeple diyoruz ki belediyelerde gıda mühendisleri istihdam edilmeli, hatta ‘Gıda Daire Başkanlığı’ kurulmalıdır. Eğer sosyal bir belediye olmaktan bahsediliyorsa her şey imar olarak görülmeyip halkın sağlığı da koruma altına alınmalıdır. Belediyeler işletmelere ruhsatı veriyorsa, gıda mühendisi istihdam ederek denetim de yapmalıdır.




TMMOB Gıda Mühendisleri Odası

İzmir Şube Yönetim Kurulu