Uzayda Ne Yiyorlar?

27.01.2020

Uzayda Ne Yiyorlar?

İnsanlığın binlerce yıl öncesinde bile uzaya ilgisi ve merakı bilinmektedir. Antik uygarlıklar o "ilkel" teknolojileriyle bu siyah ama bir sürü "mum" barındıran geceyi tanımaya ve anlamaya çalışmışlardır. Zaman ve teknoloji bir nebze ilerleyice ise gökteki cisimleri gözlemlemişler, parlak ışık oyunlarına hayran kalmışlar ve belki de o ışıklarda yaşayan farklı canlıları düşünüp heyecanlanmışlardı. 19. yüzyılın sonlarına doğru o karanlığı aydınlatan aya ve belki de o yıldızlara gidebilmeyi ilk defa hayal etmişler-bunu edebi eserlerine(Aya Seyahat) bile yansıtmışlar- ve 1950'li yıllarda ise bunu ciddiyet ve sistematik bilim ile ilk kez "denemeye" karar vermişlerdi. Tüm bunlar olurken akıllarına belki de en son gelen şey orada ne yiyecekleriydi. Sahi, uzayda ne yenebilirdi ki?

İnsanlar var olduklarından beri yemek zorundadırlar. Bu zorunluluk önceleri oldukça zahmetli bir işken günümüzde bilim ve teknoloji yardımıyla oldukça kolaylaşmıştır. Artık insanlık tüm zamanlardan daha kalabalık bir popülasyona ve onu beslemek için tüm zamanların en büyük gıda üretimine sahiptir. Peki gıda nedir? En temel tanımla "İnsanların varlığını sürdürmek için gerekli besin öğelerinin kaynağını oluşturan, tütün ve ilaç hariç yenilen ve içilen ham, yarı veya tam işlenmiş her türlü madde"dir. Gıda, Dünya’da olduğu gibi, yaşamak isteyen herkesin yanında bulundurmak isteyeceği bir üründür. Uzayda olsa bile...

Dünya üzerinde sayısız çeşit ve yoruma sahip bir sürü yemek sayabiliriz. Fakat hepsinin temelinde aynı prensipler ve tat arayışları vardır. Kullanılan ham maddeden en iyi lezzeti ve besleyiciliği alabilmek bir numaralı kriterdir. Yemeklerin çok olması demek onlarda istemeyeceğimiz şeylere neden olacak etmenlerin de çok olması demektir. Bunlar genellikle bozucu mikroorganizmalar ve oksidasyon sebebiyle artık yemek tüketiminin cazip ve sağlıklı olmaktan çıktığı durumlardır. Dünyadaki etmenler aynı şekilde yörüngedeki uzay istasyonunda görevli astronotlar için üretilen yemekler için de geçerlidir.

Uzay istasyonundaki her şey titizlikle kontrol edilmeli ve oluşabilecek tüm sorunlardan arındırılmalıdır. Bunun için uzayda, daha doğrusu, alçak Dünya yörüngesinde yenecek her yemek de bazı kriterlere sahip olmalıdır. Bu kriterlerin başında steril olmak, olabilecek en hafif ve en az yer kaplayacak şekilde depolanabiliyor olmak, yemeği yiyen kişilere çiğneme ve doku hissi yaratabiliyor olmak, en azından Dünya’dakine benzer lezzette olmak, minimum efor ve enerji ile hazırlanabiliyor olmak, minimum ile yok arasında kırıntıya ve ufalanmaya sahip olmak ve günlük ihtiyacı karşılayabiliyor olmak gelir. Sterilizasyon, canlıların vakum ortamında nasıl evrimleşebileceği bilinmediğinden ve uzayda acil bir tedavi imkanı olmayacağından çok önemlidir. Hafif ve az yer kaplamak ise Dünya’dan uzaya yollanacak bir şeyin maliyetinin çok olmasıyla ilgilidir. 1kg yük yaklaşık 30.000 $ maliyete sahiptir. Çiğneme hissi yaratabiliyor olmak hem fiziksel olarak çene kaslarının işlevini korumak hem de yemek yemenin insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkilerinden faydalanabilmek için önemlidir. Kırıntıya sahip olmamak ise hem havalandırmayı sağlayan kanalların tıkanmaması hem de kırıntıyı durdurabilecek bir kuvvetin olmaması sebebiyle yaşanabilecek olumsuzların önlenmesi için önemlidir. İstasyonda yemek hazırlamak yaklaşık 5dk sürmektedir. Bu süre içinde
depodan yemek alınır, sıcak su ile yemeye hazır hale getirilir.
Bu yemeklere örnekler vermek gerekirse bunlar; pişmiş ıspanak, tortilla ve mısır şurubu, fıstık ezmesi, pizza(azaltılmış kırıntılı), atıştırmalık kabuksuz ve tuzsuz çerezler ve çikolatalı protein barları olarak sıralanabilir. İstasyonda her türlü besin ihtiyacı karşılanırken aynı zamanda astronotların zevkleri de gözetilmektedir. Uzun bir günlük planla çalışan astronotlar için en az Dünya’daki kadar güzel bir akşam yemeğinin yaratacağı etkiyi bir düşünün.

Günümüzde 300'den fazla çeşit uzay yemeği üretilmekte ve bu sektöre milyonlarca dolar yatırım yapılmaktadır. Maksimum verim için gıdalar; besin değerleri uzamanlar tarafından birkaç defa analiz edilerek, uzman aşçılar tarafından pişirilerek, tatlarını kaybetmeden kurutularak ve steril hale getirildikten sonra depolanarak uzaya gönderilmektedir. NASA ve ESA başta olmak üzere artık daha uzak mesafeli ve doğal olarak daha uzun süreli insanlı uzay görevleri planlayan birçok kuruluş vardır. Bir insanı Dünya’dan oldukça uzak bir yere götürebilmek için gıda ve su ihtiyacının önemi büyüktür. Yetişkin bir insan günde yaklaşık 3 kg yemek yemekte ve 1.5 kg su içmektedir.
Bunun bir ekibin uzun süreler uzayda kalabilmesi için yaratacağı maliyeti tahmin etmek zor değildir.
Günümüzde uzaya bir şeyler göndermenin maliyetleri tekrar kullanılabilir roketlerin tasarlanmasıyla azalmış olsa da hala daha maddi bir külfet teşkil ettiğinden gönderilen materyaller en az ağırlıkta ve en az yer kaplayacak şekilde olma zorunluluğunu korumaktadır. Bundan dolayı "derin uzay" için sürdürülebilir gıda zinciri üretebilmek adına "derin" araştırmalar yapılmaktadır.

                                                                                                                                                                                                                          Muhammed Gökay Karadeniz