Menapoz Döneminde Beslenme

  MENOPOZ DÖNEMİNDE BESLENME

  Menopoz, kadınlarda doğurganlık yeteneğinin kaybolduğu 45-55 yaş arası dönemdir. Türk kadınında menopoz başlangıç yaşı 46-48 arasındadır. (WHO 1981, Kişnişçi vd. 1987, Barlow 1992, Luzuy and Campana 1993, Taşkın 1994). Ortalama menopoz yaşı 50 olarak kabul edilse de bazı durumlarda 40 yaşından önce bile başladığı ya da 50'li yaşların sonlarına sarktığı görülebilir.

  Menopozun kişide erken ya da geç başlaması muhtemelen irsi olmakla birlikte beslenme durumu, sosyo-ekonomik durum, aşırı alkol ve aşırı kahve içilmesi menopozu etkileyen faktörler arasındadır. Bu dönemde beslenme alışkanlıklarındaki değişimler beden ve ruh sağlığın etkileyebilmektedir.

  Östrojen düzeyindeki değişme doğrudan doğruya veya dolaylı olarak diğer hormonları ve metabolizmayı etkiler. Değişen metabolizma iştahı artırmakta, yeme alışkanlığındaki değişimler, yaşlanmayla birlikte azalan dinlenme metabolik hız ve azalmış fiziksel aktivite şişmanlığı ortaya çıkartmaktadır. (Kilciler 1992).
Menopozda, organizmada önemli değişiklikler oluşmaktadır. Bunların başında, hormonal değişiklikler gelir. Hipofizden salgılanan hormonlarda artış gözlenir. Düzgün adet görme ve üreme fonksiyonunu oluşturan sistemdeki bozukluklar nedeniyle yumurtalık fonksiyonu azalır. Bunun sonucunda kadın için önemli bir hormon olan östrojenler düşer, gonadotropinlerde artış ortaya çıkar ve kadında önemli sağlık problemleri gözlenir.

  Menapoz döneminde baş ağrısı, sinirlilik, uyku bozuklukları, depresyon, aşırı terleme, halsizlik ve yorgunluk gibi değişiklikler gözlenmektedir. Ciltte ise; deride gevşeme, incelme, transparan bir görünüm, damarların belirgin hale gelmesi, yaraların geç iyileşmesi ve morluklar oluşur.

  Menopoz döneminde vücutta oluşan bazı değişiklikler (hormonal değişiklikler vb.) nedeniyle enerji harcamasında azalma oluşur. Bunların sonucunda şişmanlık gelişir. Bu dönemde vücut kompozisyonundaki değişmenin nedeni olarak; fiziksel aktivitenin azalması ve hormon düzeylerindeki azalma gösterilmektedir. Menopoz sonrası östrojen düzeyindeki azalma besin alımı, fiziksel aktivite seviyesi ve adipoz doku dağılımını etkileyebilmektedir.

  Menopozal kadınlarda fiziksel aktivite ve varsa diğer hastalıklar göz önünden bulundurularak beslenme şekilleri belirlenmelidir. Bu dönemlerdeki kilo artışına dikkat edilmeli, diyet kilo artışını engellemeye yönelik oluşturulmalıdır.

  Menopoz sonrasında kadınlarda özellikle android tip şişmanlık görülmekte ve menopozda toplam yağ birikimi artmaktadır. Diyet günlük enerjinin %55-60'ı karbonhidrattan gelecek şekilde hazırlanmalıdır.
Menopoza girmiş kadınlarda kardiyovasküler hastalıklar, osteoporozis gibi hastalıkların gelişme riski fazladır. Kardiyovasküler hastalıkların gelişmesinde sadece östrojen hormonu değil menopoz öncesi kadının beslenme durumu (hayvansal kaynaklı yağların yüksek oranda tüketilmesi gibi), şişmanlık, sigara kullanımı da menopoz sonrası etkendir.
Osteoporozis, menopozda görülen en önemli sağlık sorunudur.Yukarıdaki beslenme önerilerinin yanı sıra, menopozda kardiyovasküler hastalık ve şişmanlık riskinin yüksek olması nedeniyle diyetin enerjisi ve yağ oranına da dikkat edilmelidir.

Kaynak:
Menapoz Döneminde Kadın- Ankara Üniversitesi, Evren Bayraktar, Doç Dr. Funda Pınar
www.beslenme.gov.tr